9da0822525f694c9601af307c6c7bf5e

Reklamlar

Görsel  —  Yayınlandı: Mart 21, 2017 / Resimler

Kur’an-ı Kerim

Yayınlandı: Mart 10, 2017 / Resimler

Abdullah b.Mübarek anlatiyor: “Hac farizasını eda edip Hz.Peygamber (s.a.v.)’in Ravza’sını da ziyaret ettikten sonra memleketime dönmek üzere yola çıkmıştım. Tam bu sırada, ileride yolun üstünde bir karartı gördüm. Yanına yaklaşınca yaşlı bir kadın olduğunu fark ettim. Önce ona selam verdim. O da;
-‘Onlara(cennet ehline) merhametli olan Rablerinden kıymetli bir selam vardır’(Yâsîn S.,58) ayetiyle karşılık verdi. Ona;
-Allah iyiliğini versin, bu mekanda yalnız başına ne yapıyorsun? diye sorunca, yaşlı kadın;
-‘Allah, kimi şaşırtırsa artık onun için yol gösteren yoktur’(el-‘A’raf,186) ayetini okudu. Yani; Allah, kimi kötü ameli nedeniyle sapıtırsa, onu doğru yola iletecek birini bulamazsın. Yaşlı kadının bu okuduğu ayet-i kerimeden, yolunu kaybettiği anlaşılıyordu. Ona tekrar sordum:
-Nereye gitmek istiyorsun? (Yardım edeyim)… Yaşlı kadın;
-‘Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (Muhammed) kulunu, Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, noksan sıfatlardan uzaktır. O, gerçekten işitendir, görendir’(el-İsrâ,1) ayetini okudu. Yaşlı kadın, bu ayet-i kerime ile de; hac farizasını eda ettikten sonra memleketi olan Kudüs’e gitmek istediğini ifade etmiş oluyordu. Tekrar sordum:
-Ne zamandan beri buradasın? Kadın;
-‘Üç gün boyunca’(Meryem Sûresi,10) diye cevap verdi. Ben de ona;
-Üç günden beri aç, susuz ve yapayalnız nasıl dayanabildin? diye sorunca, yaşlı kadın;
-‘Beni yediren ve içiren O’dur(Allah’tır)’ (Şuarâ S.,79) ayetini okudu. Tekrar sordum:
-Bakıyorum, yanında suyun da yoktur. Ne ile abdest alıyorsun? Yaşlı kadın;
-‘…Ve bu hallerde su bulamazsanız, temiz toprakla teyemmüm ediniz’(el-Maide,6) ayetini okudu. Bunun üzerine yaşlı kadına, yanımdaki yiyecekten bir miktar vermek isteyince bunu reddederek;
-‘…Sonra akşama kadar orucu tamamlayınız’ (el-Bakara,184) ayet-i kerimesiyle oruçlu olduğunu anlatmak isteyince, ona dedim ki;
-Ramazan ayında olmadığımızı biliyorsun (Onun için oruç tutmana gerek yok). Yaşlı kadın;
-‘…Her kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa, şüphesiz Allah (yaptığı iyiliği) kabul eder ve (yapılan iyiliği) hakkıyla bilendir’(el-Bakara,158) ayet-i kerimesini okudu. Ben, tekrar kadını ikaz mahiyetinde;
-Yolculuk esnasında oruç tutmayıp iftar etmek bize mübah kılınmıştır, deyince; yaşlı kadın;
‘…Eğer bilirseniz (güçlüğüne, zorluğuna rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır’(el-Bakara,158) ayet-i kerimesini okudu.
Yaşlı kadının, her sorduğuma Kur’an-ı Kerim’deki ayetlerle cevap vermesi üzerine ona;
-Neden, seninle konuştuğum gibi sen de benimle konuşmuyorsun? diye sorduğumda, kadın;
-‘İnsanın ağzından hiçbir söz çıkmasın ki, yanında gözleyici ve yazmaya hazır melek bulunmasın (hemen konuştuklarını kaydetmek için)’(el-Kâf,18) ayetini okudu.
Yaşlı kadının Kur’an’a karşı bağlılığı ve hassasiyeti karşısında;
-Özür dilerim; (ne olur!) hakkını helal et, dedim. Yaşlı kadın;
-‘(Yusuf) dedi ki; bugün sizi kınamak yok. Allah sizi affetsin! O, merhametlilerin en merhametlisidir’(Yusuf S.,92) ayetini okuyunca, ona;
-Seni, kafilene(arkadaşlarına) yetiştirmek için buyur, deveme bin, dedim…”
“Hayır adına ne işlerseniz Allah onu bilir” (Bakara: 215) âyetiyle mukabele etti. Devemi yanına getirdim. Binecekken,
“Mü’min erkeklere söyle, bakışlarını sakınsınlar” (Nûr: 30) âyetini okudu. Gözlerimi çevirdim; binecekken deve ürküp kaçtı,
bu arada elbisesi az yırtıldı.
“Başınıza musibet olarak ne gelirse, bu bizzat işleyip, onu hak etmeniz sebebiyledir” (Şûrâ: 30) âyetini mırıldandı.
“Sabret, deveyi bağlayayım!” dedim.
“Bu hususta Süleyman’ı anlayışlı ve daha isabetli davranır kıldık” (Enbiyâ: 79) âyetini okuyarak, devemi yönlendirme konusunda benim daha başarılı
olduğumu kasdetti. Deveye bindi ve
“Bunu bize baş eğdiren Allah’ı tesbih ederim; yoksa bunu biz başaramazdık. Ve sonunda şüphesiz Rabbimize döneceğiz!” (Zuhruf: 13-14) âyetlerini okudu.
“Haydi!”diye deveyi hızlandırdım.
“Yürüyüşünde (ve davranışlarında) vakur ol ve sesini yükseltme. Seslerin en çirkini, (bağıran) eşeğin sesidir!” (Lokman: 19) mukabelesinde bulundu.
Yürürken şiir okumaya başladım.
“Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun!” (Müzzemmil: 20) dedi. “Şiir okumak haram değil ki!” dedim.
“Bu hususu ancak gerçek idrak ve basiret sahipleri düşünüp anlar!” (Bakara: 269) cevabını verdi. Bir süre gittik; sonra evli olup olmadığını sordum.
“Ey iman edenler! Cevabı verildiğinde sizi üzecek meselelerden sormayın!” (Mâide: 101) âyetini okudu. Derken kafilesine ulaştık ve “Kafile içinde kimsen var mı?” dedim.
“Mal ve evlât dünya hayatının süsüdür!” (Kehf: 46) dedi. Anladım ki, evlâdı var. İsimlerini sordum. “Allah İbrahim’i dost edindi; Allah Musa ile konuştu; Ey
Yahya, Kitab’a kuvvetle tutun!” (Nisâ: 125, 164; Meryem: 12)
âyetlerini okudu. “Ey İbrahim, ey Musa, ey İsa!” diye kafileye seslendim. Nur yüzlü üç genç “Buyur!” diye çıkageldi.
Onlara para verip, “Bununla içinizden birini şehre yollayın! Yemeklerin helâl ve temiz olanına baksın ve size bir yiyecek getirsin. Dikkatli
davransın!” (Kehf: 19) dedi. Yiyecek gelince bana, “Geçmiş günlerinizde yaptıklarınızın karşılığında şimdi afiyetle yiyip için!” (Hâqqa: 24) dedi. Çocuklara, “Annenizin bu durumunu bana söylemezseniz bu yemekten yemem!” dedim.
“Annemiz” dediler, “Ağzından Cenab-ı Allah’ın gazabını çekecek yanlış bir söz çıkar korkusuyla 40 yıldır böyle sadece Kur’an’la konuşur.”
İbn Mübarek, bu hadiseyi Kur’an’da her şeyin bulunduğuna delil olarak anlatırdı. 

Gece

Yayınlandı: Mart 4, 2017 / Resimler

20170304_160124

O Allah ki,

Dinlenip sükunet bulasınız diye geceyi yarattı.

Mü’min Suresi-61

Günah var mıdır karıncayı kırınca?

Yayınlandı: Şubat 11, 2017 / Resimler

Osmanlı’nın kudretli hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman bir gün bahçeyi gezerken ağaçlardan bir tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını.

Aklına bir çözüm yolu geldi. Ağaçları ilaçlatacaktı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadarda iyi olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar ölebilirdi. Kanuni Sultan Süleyman ise konuyu danışmak için hocası Ebussuud Efendi’yi aramaya koyuldu.

Hocasının yanına gitti. Ama hocası odada yoktu. Hemen oracıkta bulduğu kağıt parçasına kafasına takılan soruyu edepli bir üsupla yazdı ve hocasının rahlesinin üzerine bıraktı birkaç saat sonra hocası odasına gelmiş ve rahlenin üzerine bırakılan kağıdı gördü ve cevap yazdı. Kanuni Sultan Süleyman bir ara tekrar odaya uğradı hocası odada yine yoktu, ama kağıtta bir şeyler daha yazıyordu merakla kağıdı eline aldı ve okumaya başladı. Yazıyı okuyunca yüzünde bir tebessüm belirdi.

Kanuni şöyle diyordu hocasına:  -Meyve ağaçlarını sarınca karınca, günah var mıdır karıncayı kırınca?

Hocası Ebussuud Soruyu şöyle cevaplıyordu: -Yarın Hakk’ın divanına varınca Süleyman’dan hakkın alır karınca.

 

Geometry Dash!

Yayınlandı: Ocak 7, 2017 / Resimler

Evet arkadaşlar, bugün matematik… İŞLEMİYORUZ! Çünkü çok sıkıcı, haftasonu da biraz dinlenelim.

Ayrıca bu gün geometry dash oyununu tavsiye ediyorummmmm! Evet bu oyun bir parkur oyununu andırıyor ve ayrıca zaman geçirmek için de bire bir.

sc552x414

Oyunda 5 mod var, kare,

cube44

uçak,

ship09

top,

ball01

zigzag(dalga),

141116031239377338

robot.

523833318_preview_robot02

Bu 5 oyun moduyla oyunumuzu sürdürüyoruz, bölümlerdeki engellerden modumuza ait hareket özellikleriyle kurtuluyoruz. Zaman geçirmek için güzel bir oyun arıyorsanız bu tam size göre!

05cccd1aa8ff4ed6f9c3c303d358965f

Görsel  —  Yayınlandı: Aralık 31, 2016 / Resimler

Terraria karaktr :3

Yayınlandı: Aralık 11, 2016 / Resimler

5trwvy8sxdsaaaaasuvork5cyii-kopya