Zeyd bin Sabit (r.a.)

Yayınlandı: Kasım 5, 2017 / Resimler

Hayatını Kur’an’a adayan, Kur’an sevgisiyle gönlünü dolduran ve Allah’ın kitabını okudukça ruhunu arındıran genç bir sahabî… Ayetler nazil oldukça hem ezberleyen, hem yazan bir Kur’an sevdalısı… Allah Resûlü’nün vahiy katibi… Sabitelerin toplanarak bir kitap haline getirilişinde ve çoğaltılmasında büyük hizmetleri geçen bir ilim ve iman eri..

Zeyd Bin Sabit, altı yaşlarında iken babadan yetim kaldı. Annesi tarafından büyütüldü. 11 yaşlarında iken Mus’ab ibni Umeyr (r.a.) vasıtasıyla Medine’de İslam’la şereflendi. Kur’an-ı Kerim’in o güne kadar nazil olan ayetlerini ezberledi. Beni Neccar kabilesinin çocuklarına da öğretti. O bir Kur’an sevdalısıydı. Okudukça okuyası gelirdi. Okuyuşu tesirliydi. Kur’an kelimeleri dudağından yıldız gibi parlayarak çıkardı. Sevgili Peygamberimiz Medine’ye hicret etmeden önce 17 süreyi ezberlemişti.

Hicretin ikinci senesinde, Bedir Gazvesine katılmak istedi. Elinde boyundan uzun bir kılınçla Resûl-i Ekrem (s.a.) Efendimize geldi ve: “Ya Resûlallah senin için canım feda olsun. Seninle beraber savaşmama izin ver.” dedi. Fahr-i Kainat (s.a.) Efendimiz onun bu hareketinden pek memnun oldu. Ona tebessüm etti. Gülümseyerek şefkat ve sevgi dolu bakışlarıyla onun omuzuna elini koydu. Yaşının küçüklüğünü öne sürerek, Medine’ye dönmesini söyledi.

Zeyd üzgün bir halde Medine’ye döndü. Fakat aklı fikri hep orada kaldı. Allah’ın sevgilisiyle beraber olmak istiyordu. Ona yaklaşabilmenin yollarını arıyordu. Zeki idi. Öğrendiğini iyi muhafaza ederdi. Kendini ilme ve Kur’an’a verdi. Bir gün annesi Resûl-i Ekrem (s.a.)’in huzuruna getirdi. “Ya Resûlallah! Bu oğlumuz Zeyd, Kur’an’dan 17 süreyi ezberledi. Okuması düzgündür. Yazısı da iyidir. Sizin yanınızda kalmak istiyor.” dedi. Resûl-i Ekrem (s.a.) Zeyd’i okuttu. Onun dudaklarından Kur’an kelimelerinin pırıl pırıl düzgün bir şekilde çıktığını gördü. Manasına dikkat ederek okuyordu. Sevgili Peygamberimiz pek memnun oldu. Onun güzel yazı yazmasına da ayrıca sevindi. Ona dönerek: “Zeyd! benim için Yahudilerin yazısını, İbrani ve Süryanî dillerini öğren” buyurdu. Zeyd de (r.a.): “Baş üstüne ya Resûlallah!” dedi. Kısa sürede İbrani ve Süryani dilini öğrendi. İki Cihan Güneşi Efendimizin Yahudilerle yazışmalarını Zeyd (r.a.) yapmaya başladı. O, Resûlullah’ın (s.a.) tercümanı oldu.

Hz. Muhammed (s.a.v.) onun sağlam, güvenilir, dikkatli ve zekî olduğunu gördü ve kendisine vahiy katibi yaptı. Kuran’dan bir ayet nazil olunca: “Yaz! ya Zeyd!” derdi. O da hemen yazardı. Bu şekilde o sevgili ile beraber olmanın fırsatını yakalayan Zeyd ibni Sabit (r.a.) Kur’an’ı, Resûlullah (s.a.)’in ağzından taptaze nüzul sebepleriyle bağlantılı olarak alıyordu. Zeyd şanslı idi. O Kur’an’da ihtisas yapıyor, hem ilmini genişletiyor hem de gönlünü hidayet nuruyla parlatıyordu. Bedir ve Uhud gazvelerine yaşının küçüklüğünden katılamadı. Hendek’te büyük fedakarlıklar gösterdi. Resûlullah (s.a.)’in: “Bu ne güzel genç” iltifatına mazhar oldu. Tebükte, Neccaroğullarının sancağını Ümare’den alıp Zeyd’e verdi. Ümare: “Ya Resûlallah yoksa aleyhimde bir şey mi duydunuz” dedi. Resül-i Ekrem (s.a) Efendimiz de: “Hayır! Kur’an öncedir. Zeyd, Kur’an’ı senden daha çok bilir.” buyurdu.

Rabbimiz bizleri, Kur’an ayı Ramazan’da, Zeyd (r.a.) gibi Kur’an sevdalısı eylesin. Kur’an’ın gösterdiği yolda hayat süren ve Medine’de vefat eden bu Kur’an sevdalısı sahabinin şefaatine erenlerden eylesin. Amin.

20171119_131630-1

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s